اَلرَّحْمٰنُۙ
(1-2) Rahman, Kur'an'ı öğretti.
عَلَّمَ الْقُرْاٰنَۜ
(1-2) Rahman, Kur'an'ı öğretti.
خَلَقَ الْاِنْسَانَۙ
İnsanı yarattı.
عَلَّمَهُ الْبَيَانَ
Ona beyanı (düşünüp ifade etmeyi) öğretti.
اَلشَّمْسُ وَالْقَمَرُ بِحُسْبَانٍۖ
Güneş ve ay bir hesaba göre hareket etmektedir.
وَالنَّجْمُ وَالشَّجَرُ يَسْجُدَانِ
Otlar ve ağaçlar (Allah'a) boyun eğerler.
وَالسَّمَٓاءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْم۪يزَانَۙ
Göğü yükseltti ve ölçüyü koydu.
اَلَّا تَطْغَوْا فِي الْم۪يزَانِ
Ölçüde haddi aşmayın.
وَاَق۪يمُوا الْوَزْنَ بِالْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا الْم۪يزَانَ
Tartıyı adaletle yapın, teraziyi eksik tutmayın.
وَالْاَرْضَ وَضَعَهَا لِلْاَنَامِۙ
Allah, yeri yaratıklar için var etti.
ف۪يهَا فَاكِهَةٌۖ وَالنَّخْلُ ذَاتُ الْاَكْمَامِ
Orada meyve(ler) ve salkımlı hurma ağaçları vardır.
وَالْحَبُّ ذُوالْعَصْفِ وَالرَّيْحَانُۚ
Yapraklı taneler, hoş kokulu bitkiler vardır.
فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ كَالْفَخَّارِۙ
Allah, insanı pişmiş çamur gibi bir balçıktan yarattı.
وَخَلَقَ الْجَٓانَّ مِنْ مَارِجٍ مِنْ نَارٍۚ
"Cin"i de yalın bir ateşten yarattı.
فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
رَبُّ الْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ الْمَغْرِبَيْنِۚ
O, iki doğunun ve iki batının Rabbidir.
فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِۙ
(Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar.
بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَا يَبْغِيَانِۚ
(Fakat) aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.
فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?