وَيْلٌ لِلْمُطَفِّف۪ينَۙ
Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline!
اَلَّذ۪ينَ اِذَا اكْتَالُوا عَلَى النَّاسِ يَسْتَوْفُونَۘ
Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler.
وَاِذَا كَالُوهُمْ اَوْ وَزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَۜ
Fakat kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar.
اَلَا يَظُنُّ اُو۬لٰٓئِكَ اَنَّهُمْ مَبْعُوثُونَۙ
(4-6) Onlar, büyük bir gün; insanların, alemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?
لِيَوْمٍ عَظ۪يمٍۙ
(4-6) Onlar, büyük bir gün; insanların, alemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?
يَوْمَ يَقُومُ النَّاسُ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ
(4-6) Onlar, büyük bir gün; insanların, alemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?
كَلَّٓا اِنَّ كِتَابَ الْفُجَّارِ لَف۪ي سِجّ۪ينٍۜ
Hayır, günahkarların yazısı, muhakkak "Siccin"dedir.
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا سِجّ۪ينٌۜ
"Siccin"in ne olduğunu sen ne bileceksin.
كِتَابٌ مَرْقُومٌۜ
O, yazılmış bir kitaptır.
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَۙ
(10-11) O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay haline!
اَلَّذ۪ينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۜ
(10-11) O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay haline!
وَمَا يُكَذِّبُ بِه۪ٓ اِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ اَث۪يمٍۙ
Onu, ancak her azgın, günahkar kimse inkar eder.
اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِ اٰيَاتُنَا قَالَ اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَۜ
Ona ayetlerimiz okununca, "Eskilerin masalları" der.
كَلَّا بَلْ۔ رَانَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ
Hayır, hayır! Doğrusu onların kazanmakta oldukları kalplerini paslandırmıştır.
كَلَّٓا اِنَّهُمْ عَنْ رَبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَمَحْجُوبُونَۜ
Hayır, şüphesiz onlar, kıyamet günü Rablerini görmekten mahrum bırakılacaklardır.
ثُمَّ اِنَّهُمْ لَصَالُوا الْجَح۪يمِۜ
Sonra onlar muhakkak cehenneme gireceklerdir.
ثُمَّ يُقَالُ هٰذَا الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَۜ
Sonra da onlara, "Yalanlamakta olduğunuz işte budur" denecektir.
كَلَّٓا اِنَّ كِتَابَ الْاَبْرَارِ لَف۪ي عِلِّيّ۪ينَۜ
Hayır (sandıkları gibi değil!) iyilerin yazısı "İlliyyun"dadır.
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا عِلِّيُّونَۜ
"İlliyyun"un ne olduğunu sen ne bileceksin.
كِتَابٌ مَرْقُومٌۙ
O, yazılmış bir kitaptır.
يَشْهَدُهُ الْمُقَرَّبُونَۜ
Ona, Allah'a yakın olanlar şahit olur.