تَنْز۪يلٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
O, alemlerin Rabbi tarafından indirilmedir.
وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ الْاَقَاو۪يلِۙ
(44-45) Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı, mutlaka onu kudretimizle yakalardık.
لَاَخَذْنَا مِنْهُ بِالْيَم۪ينِۙ
(44-45) Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı, mutlaka onu kudretimizle yakalardık.
ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ الْوَت۪ينَۘ
Sonra da onun şah damarını mutlaka keserdik.
فَمَا مِنْكُمْ مِنْ اَحَدٍ عَنْهُ حَاجِز۪ينَ
Hiçbiriniz de bu cezayı engelleyip ondan savamazdı.
وَاِنَّهُ لَتَذْكِرَةٌ لِلْمُتَّق۪ينَ
Şüphesiz Kur'an, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür.
وَاِنَّا لَنَعْلَمُ اَنَّ مِنْكُمْ مُكَذِّب۪ينَ
Şüphesiz biz, içinizden yalanlayanların olduğunu elbette biliyoruz.
وَاِنَّهُ لَحَسْرَةٌ عَلَى الْـكَافِر۪ينَ
Şüphesiz Kur'an, kafirler için mutlaka bir pişmanlık sebebidir.
وَاِنَّهُ لَحَقُّ الْيَق۪ينِ
Şüphesiz Kur'an, gerçek kesin bilgidir.
فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ
O halde sen, yüce Rabbinin adıyla tespih et.