ف۪ي جَنَّةٍ عَالِيَةٍۙ
Yüksek bir cennettedir.
قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ
Onun meyveleri sarkar (kolaylıkla devşirilebilir).
كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـٔاً بِمَٓا اَسْلَفْتُمْ فِي الْاَيَّامِ الْخَالِيَةِ
(Onlara şöyle denir:) "Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık, afiyetle yiyin, için.
وَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِشِمَالِه۪ فَيَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي لَمْ اُو۫تَ...
Kitabı kendisine sol tarafından verilen ise şöyle der: "Keşke kitabım bana verilmeseydi."
وَلَمْ اَدْرِ مَا حِسَابِيَهْۚ
"Hesabımın ne olduğunu da bilmeseydim."
يَا لَيْتَهَا كَانَتِ الْقَاضِيَةَۚ
"Keşke ölüm her şeyi bitirseydi."
مَٓا اَغْنٰى عَنّ۪ي مَالِيَهْۚ
"Malım bana hiçbir yarar sağlamadı."
هَلَكَ عَنّ۪ي سُلْطَانِيَهْۚ
"Saltanatım da yok olup gitti."
خُذُوهُ فَغُلُّوهُۙ
(Allah, şöyle der:) "Onu yakalayıp bağlayın."
ثُمَّ الْجَح۪يمَ صَلُّوهُۙ
"Sonra onu cehenneme atın."
ثُمَّ ف۪ي سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعاً فَاسْلُكُوهُۜ
"Sonra uzunluğu yetmiş arşın olan zincire vurun onu."
اِنَّهُ كَانَ لَا يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ الْعَظ۪يمِۙ
"Çünkü o, azamet sahibi Allah'a iman etmiyordu."
وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ
"Yoksulu doyurmağa teşvik etmiyordu."
فَلَيْسَ لَهُ الْيَوْمَ هٰهُنَا حَم۪يمٌۙ
"Bu sebeple, bugün burada onun samimi bir dostu yoktur."
وَلَا طَعَامٌ اِلَّا مِنْ غِسْل۪ينٍۙ
"Kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur."
لَا يَأْكُلُهُٓ اِلَّا الْخَاطِؤُ۫نَ۟
Onu günahkarlardan başkası yemez."
فَلَٓا اُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَۙ
(38-40) Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kur'an), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allah'tan alıp tebliğ ettiği) sözüdür.
وَمَا لَا تُبْصِرُونَۙ
(38-40) Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kur'an), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allah'tan alıp tebliğ ettiği) sözüdür.
اِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَر۪يمٍۚ
(38-40) Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kur'an), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allah'tan alıp tebliğ ettiği) sözüdür.
وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍۜ قَل۪يلاً مَا تُـؤْمِنُونَۙ
O, bir şairin sözü değildir. Ne de az inanıyorsunuz!
وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍۜ قَل۪يلاً مَا تَذَكَّرُونَۜ
Bir kahinin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!