وَالتّ۪ينِ وَالزَّيْتُونِۙ
Tin'e ve zeytun'a andolsun.
وَطُورِ س۪ين۪ينَۙ
Sina dağına andolsun,
وَهٰذَا الْبَلَدِ الْاَم۪ينِۙ
Bu güvenli şehre (Mekke'ye) andolsun ki,
لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ٓي اَحْسَنِ تَقْو۪يمٍۘ
Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.
ثُمَّ رَدَدْنَاهُ اَسْفَلَ سَافِل۪ينَۙ
Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.
اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُ...
Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükafat vardır.
فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِالدّ۪ينِۜ
(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?
اَلَيْسَ اللّٰهُ بِاَحْكَمِ الْحَاكِم۪ينَ
Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?