اَلْقَارِعَةُۙ
Yürekleri hoplatan büyük felaket!
مَا الْقَارِعَةُۚ
Nedir o yürekleri hoplatan büyük felaket?
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْقَارِعَةُۜ
Yürekleri hoplatan büyük felaketin ne olduğunu sen ne bileceksin?
يَوْمَ يَكُونُ النَّاسُ كَالْفَرَاشِ الْمَبْثُوثِۙ
O gün insanlar, her biri bir tarafa uçuşan küçük kelebekler gibi olacaktır.
وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِ الْمَنْفُوشِۜ
Dağlar da atılmış renkli yünler gibi olacaktır.
فَاَمَّا مَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُۙ
İşte o vakit, kimin tartıları ağır gelmişse,
فَهُوَ ف۪ي ع۪يشَةٍ رَاضِيَةٍۜ
Artık o, hoşnut olacağı bir hayat içinde olacaktır.
وَاَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَاز۪ينُهُۙ
Ama kimin de tartıları hafif gelirse,
فَاُمُّهُ هَاوِيَةٌۜ
İşte onun anası (varacağı yer) Haviye'dir.
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا هِيَهْۜ
Sen Haviye'nin ne olduğunu ne bileceksin?
نَارٌ حَامِيَةٌ
O, kızgın bir ateştir.