ءَاَنْتُمْ تَزْرَعُونَهُٓ اَمْ نَحْنُ الزَّارِعُونَ
Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz?
لَوْ نَشَٓاءُ لَجَعَلْنَاهُ حُطَاماً فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ
Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde şöyle geveleyip dururdunuz:
اِنَّا لَمُغْرَمُونَۙ
"Muhakkak biz çok ziyandayız!"
بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ
"Daha doğrusu büsbütün mahrumuz!"
اَفَرَاَيْتُمُ الْمَٓاءَ الَّذ۪ي تَشْرَبُونَۜ
İçtiğiniz suya ne dersiniz?!
ءَاَنْتُمْ اَنْزَلْتُمُوهُ مِنَ الْمُزْنِ اَمْ نَحْنُ الْمُنْزِلُونَ
Siz mi onu buluttan indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz?
لَوْ نَشَٓاءُ جَعَلْنَاهُ اُجَاجاً فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ
Dileseydik onu acı bir su yapardık. O halde şükretseydiniz ya!.
اَفَرَاَيْتُمُ النَّارَ الَّت۪ي تُورُونَۜ
Tutuşturduğunuz ateşe ne dersiniz?!
ءَاَنْتُمْ اَنْشَأْتُمْ شَجَرَتَـهَٓا اَمْ نَحْنُ الْمُنْشِؤُ۫نَ
Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz?
نَحْنُ جَعَلْنَاهَا تَذْكِرَةً وَمَتَاعاً لِلْمُقْو۪ينَۚ
Biz onu bir ibret ve ıssız yerlerde yaşayanlara bir yarar kaynağı kıldık.
فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ۟
O halde, O yüce Rabbinin adını tesbih et (yücelt).
فَلَٓا اُقْسِمُ بِمَوَاقِـعِ النُّجُومِۙ
(75-76) Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, -eğer bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir-
وَاِنَّهُ لَقَسَمٌ لَوْ تَعْلَمُونَ عَظ۪يمٌۙ
(75-76) Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, -eğer bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir-
اِنَّهُ لَقُرْاٰنٌ كَر۪يمٌۙ
O, elbette değerli bir Kur'an'dır.
ف۪ي كِتَابٍ مَكْنُونٍۙ
Korunmuş bir kitaptadır.
لَا يَمَسُّهُٓ اِلَّا الْمُطَهَّرُونَۜ
Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir.
تَنْز۪يلٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Alemlerin Rabb'inden indirilmedir.
اَفَبِهٰذَا الْحَد۪يثِ اَنْتُمْ مُدْهِنُونَۙ
(81-82) Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah'ın verdiği rızka O'nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz?
وَتَجْعَلُونَ رِزْقَـكُمْ اَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ
(81-82) Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah'ın verdiği rızka O'nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz?
فَلَوْلَٓا اِذَا بَلَغَتِ الْحُلْقُومَۙ
Can boğaza geldiğinde, onu geri döndürsenize!
وَاَنْتُمْ ح۪ينَئِذٍ تَنْظُرُونَۙ
Oysa siz o zaman bakıp durursunuz.