وَمَا صَاحِبُكُمْ بِمَجْنُونٍۚ
(Ey Kureyşliler!) Sizin arkadaşınız (Muhammed) bir deli değildir.
وَلَقَدْ رَاٰهُ بِالْاُفُقِ الْمُب۪ينِۚ
Andolsun o, Cebrail'i apaçık ufukta gördü.
وَمَا هُوَ عَلَى الْغَيْبِ بِضَن۪ينٍۚ
O, gayb hakkında cimri değildir.
وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَيْطَانٍ رَج۪يمٍۚ
Kur'an, kovulmuş şeytanın sözü değildir.
فَاَيْنَ تَذْهَبُونَۜ
(Hal böyle iken) nereye gidiyorsunuz?
اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَۙ
(27-28) O, alemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür.
لِمَنْ شَٓاءَ مِنْكُمْ اَنْ يَسْتَق۪يمَ
(27-28) O, alemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür.
وَمَا تَشَٓاؤُ۫نَ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَ
Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.