وَاجْعَلْن۪ي مِنْ وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّع۪يمِۙ
"Beni Naim cennetinin varislerinden eyle."
وَاغْفِرْ لِاَب۪ٓي اِنَّهُ كَانَ مِنَ الضَّٓالّ۪ينَۙ
"Babamı da bağışla. Çünkü o gerçekten yolunu şaşıranlardandır."
وَلَا تُخْزِن۪ي يَوْمَ يُبْعَثُونَۙ
"(Kulların) diriltilecekleri gün beni utandırma!"
يَوْمَ لَا يَنْفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَۙ
"O gün ki ne mal fayda verir ne oğullar!"
اِلَّا مَنْ اَتَى اللّٰهَ بِقَلْبٍ سَل۪يمٍۜ
"Allah'a arınmış bir kalp ile gelen başka."
وَاُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّق۪ينَۙ
Cennet, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılacak.
وَبُرِّزَتِ الْجَح۪يمُ لِلْغَاو۪ينَۙ
(91-93) Cehennem de azgınlara gösterilecek ve onlara, "Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilecek.
وَق۪يلَ لَهُمْ اَيْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَۙ
(91-93) Cehennem de azgınlara gösterilecek ve onlara, "Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilecek.
مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ هَلْ يَنْصُرُونَكُمْ اَوْ يَنْتَصِرُونَۜ
(91-93) Cehennem de azgınlara gösterilecek ve onlara, "Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilecek.
فَكُبْكِبُوا ف۪يهَا هُمْ وَالْغَاوُ۫نَۙ
(94-95) Artık onlar ve o azgınlar ile İblis'in askerleri hepsi birden tepetakla oraya atılırlar.
وَجُنُودُ اِبْل۪يسَ اَجْمَعُونَۜ
(94-95) Artık onlar ve o azgınlar ile İblis'in askerleri hepsi birden tepetakla oraya atılırlar.
قَالُوا وَهُمْ ف۪يهَا يَخْتَصِمُونَۙ
Orada onlar taptıklarıyla çekişerek şöyle derler:
تَاللّٰهِ اِنْ كُنَّا لَف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍۙ
"Allah'a andolsun! Biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz."
اِذْ نُسَوّ۪يكُمْ بِرَبِّ الْعَالَم۪ينَ
"Çünkü sizi, alemlerin Rabbi ile bir tutuyorduk."
وَمَٓا اَضَلَّـنَٓا اِلَّا الْمُجْرِمُونَ
"Bizi ancak (önderlerimiz olan) suçlular saptırdı."
فَمَا لَنَا مِنْ شَافِع۪ينَۙ
"İşte bu yüzden bizim şefaatçilerimiz yok."
وَلَا صَد۪يقٍ حَم۪يمٍ
"Candan bir dostumuz da yok."
فَلَوْ اَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ
"Keşke (dünyaya) bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak."
اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ
Elbet bunda bir ibret vardır. Onların çoğu iman etmiş değillerdi.
وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟
Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi olandır, çok merhametli olandır.
كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍۨ الْمُرْسَل۪ينَۚ
Nuh'un kavmi de Peygamberleri yalanladı.