ثُمَّ اَدْبَرَ يَسْعٰىۘ
Sonra sırt dönüp koşarak gitti.
فَحَشَرَ فَنَادٰىۘ
Hemen (adamlarını) topladı ve onlara seslendi:
فَقَالَ اَنَا۬ رَبُّكُمُ الْاَعْلٰىۘ
"Ben, sizin en yüce Rabbinizim!" dedi.
فَاَخَذَهُ اللّٰهُ نَكَالَ الْاٰخِرَةِ وَالْاُو۫لٰىۜ
Allah onu, ibret verici şekilde dünya ve ahiret cezasıyla cezalandırdı.
اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَعِبْرَةً لِمَنْ يَخْشٰىۜ۟
Şüphesiz bunda Allah'tan sakınıp korkan kimseler için büyük bir ibret vardır.
ءَاَنْتُمْ اَشَدُّ خَلْقاً اَمِ السَّمَٓاءُۜ بَنٰيهَا۠
(Ey inkarcılar!) Sizi yaratmak mı daha zor, yoksa göğü yaratmak mı? Onu Allah kurmuştur.
رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوّٰيهَاۙ
Onu yükseltmiş ve ona düzen ve ahenk vermiştir.
وَاَغْطَشَ لَيْلَهَا وَاَخْرَجَ ضُحٰيهَاۖ
O göğün gecesini karanlık yaptı, ışığını da çıkardı.
وَالْاَرْضَ بَعْدَ ذٰلِكَ دَحٰيهَاۜ
Ardından yeri düzenleyip döşedi.
اَخْرَجَ مِنْهَا مَٓاءَهَا وَمَرْعٰيهَاۖ
Ondan suyunu ve merasını çıkardı.
وَالْجِبَالَ اَرْسٰيهَاۙ
Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.
مَتَاعاً لَكُمْ وَلِاَنْعَامِكُمْۜ
Bunları sizin için ve hayvanlarınız için bir yarar kaynağı yaptı.
فَاِذَا جَٓاءَتِ الطَّٓامَّةُ الْكُبْرٰىۘ
(34-35) En büyük felaket (kıyamet) geldiği zaman, o gün insan yaptıklarını hatırlar.
يَوْمَ يَتَذَكَّرُ الْاِنْسَانُ مَا سَعٰىۙ
(34-35) En büyük felaket (kıyamet) geldiği zaman, o gün insan yaptıklarını hatırlar.
وَبُرِّزَتِ الْجَح۪يمُ لِمَنْ يَرٰى
Cehennem, görenler için apaçık bir şekilde gösterilir.
فَاَمَّا مَنْ طَغٰىۙ
(37-39) Kim azgınlık eder ve dünya hayatını tercih ederse, şüphesiz, cehennem onun sığınağıdır.
وَاٰثَرَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۙ
(37-39) Kim azgınlık eder ve dünya hayatını tercih ederse, şüphesiz, cehennem onun sığınağıdır.
فَاِنَّ الْجَح۪يمَ هِيَ الْمَأْوٰىۜ
(37-39) Kim azgınlık eder ve dünya hayatını tercih ederse, şüphesiz, cehennem onun sığınağıdır.
وَاَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ وَنَهَى النَّفْسَ عَنِ الْهَوٰىۙ
(40-41) Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.
فَاِنَّ الْجَنَّةَ هِيَ الْمَأْوٰىۜ
(40-41) Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.
يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ اَيَّانَ مُرْسٰيهَاۜ
Sana, kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar.